Garanti Portföy hızlı karar alabilen, ülke ve dünya gündemini portföy stratejilerine en hızlı şekilde yansıtabilen ve en önemlisi proaktif davranabilen bir şirkettir. Sizler; Garanti Yatırım ve Garanti Bankası yatırım fonları arasından risk tercihlerinize en uygun olan yatırım fonlarımızı tercih ederek, yatırımlarınız için bu tecrübeden faydalanabilirsiniz.
Yatırım fonunun tanımını yapmadan önce portföyün ne olduğunun ortaya konulmasında fayda vardır. Portföy geniş anlamıyla, bir kişinin ya da kuruluşun sahip olduğu varlıkların tümünü ifade eder. Burada kullanılan dar anlamıyla portföy ise, sermaye piyasası araçları ve kıymetli madenlerden oluşan varlık grubudur. Yatırım fonları, halktan topladıkları paralar karşılığı hisse senedi, tahvil gibi sermaye piyasası araçlarından ve kıymetli madenlerden oluşan portföyleri yönetirler. Her bir yatırımcı, fonun sahip olduğu portföyün bir kısmını temsil eden katılma belgesini alarak fona ortak olur.
Üç şekilde fon yatırımınızdan para kazanabilirsiniz:
Böylece, yatırımcılar katılma belgelerini sattıklarında, yatırım fonlarının portföyünde o ana kadar gerçekleşen değer artışlarından/azalışlarından paylarını alırlar. Ülkemizde, yatırım fonlarının yıl sonlarında ayrıca kar payı dağıtmaları söz konusu değildir.
Katılma belgesi, yatırımcının fon portföyüne ortak olmasını sağlayan bir belgedir. Yatırım fonlarındaki katılma belgelerini, şirketlerin hisse senetlerine benzetebiliriz. Nasıl ki yatırımcılar hisse senedi alarak şirketlere ortak olurlar ve o şirketler üzerinde hak sahibi olurlar ise, benzer şekilde yatırım fonlarında da katılma belgesi ile fon portföyüne ortak olunur. Ancak, hisse senedi sahipleri şirket yönetimine katılabilirken, katılma belgesi sahiplerinin fon yönetimine katılma hakları yoktur.
Yatırım fonlarına hakim olan temel ilkeler şunlardır:
Riskin Dağıtılması İlkesi
Bu ilke sayesinde yatırım fonlarının, bireylerin kendi imkanları ile sağlayamayacakları ölçüde riski dağıtmaları mümkündür. 100 TL'niz olduğunu düşünelim. Siz bu para ile (Borsada hisse senetlerinin belirli miktarların -lot- altında işlem görememesi nedeniyle) ancak bir kaç hisse senedine yatırım yapabilirsiniz ve bu durum sizin riskinizi artırır. Örneğin, hisse senedini satın aldığınız iki şirketin mali durumunun bozulması ve hisse senetlerinin fiyatlarının düşmesi ihtimali, 25 ayrı şirkete ait hisse senedinin fiyatlarının birden düşmesi ihtimalinden çok daha yüksektir. Yatırım fonları ise, binlerce kişiden para toplayarak, milyonlarca TL'lik portföyler oluşturabilir, bu sayede çok daha fazla sayıda hisse senedine ve bu arada daha başka yatırım araçlarına örneğin tahvil ve bonolara yatırım yaparak, hisse senedi fiyatlarındaki herhangi bir düşüş anında bundan en az derecede etkilenme şansına sahip olurlar.Profesyonel Yönetim
Menkul kıymet piyasaları, nitelikleri itibariyle belirli bir bilgi birikimini gerektiren teknik piyasalar olup, bu piyasada oluşan gelişmelerin yakından takip edilmesi gerekir. Doğal olarak, bireylerin böylesi bir takibi düzenli olarak yapmaları ve bu piyasalarda oluşan gelişmelerin menkul kıymet fiyatlarına etkilerini tahmin edip ona göre zamanında tavır alabilmeleri zordur. Yatırım fonları ise, çok fazla sayıda kişiden para toplamak suretiyle yüksek miktarlarda portföyler oluşturduklarından, gerekli donanıma ve menkul kıymet piyasalarıyla ilgili yetişmiş elemanlara sahip olabilirler. Bu sayede, piyasalarda gözlemlenen hareketlerin ne anlama geldiğini sürekli bir şekilde takip ederek gerekli işlemleri (alım/satım gibi) gerçekleştirirler.Menkul Kıymet Portföyü İşletme
Yatırım fonları, bazı kısıtlamalar içerisinde nakit ve kıymetli madenlere de yatırım yapabilmekle beraber, temel amaçları menkul kıymet alıp satmak ve alım satımlar arasında oluşan olumlu fark ile bu menkul kıymetlerin kar payları ve faizlerinden gelir sağlamak olan kuruluşlardır.İnançlı Mülkiyet
Yatırım fonları, inançlı mülkiyet esasına göre yönetilir. İnançlı mülkiyet esasında, fona inançlı olarak fon kurucusu sahiptir. Tasarruf sahipleri ise, fonla ilgili muameleleri yapma yetkisini kurucuya verirler. Bu yetki devri, fon içtüzüğü ile olur. Kurucu, fonu bu sözleşme (içtüzük) çerçevesinde ve tasarruf sahiplerinin haklarını koruyarak yönetmek/yönettirmek zorundadır.Mal Varlığının Korunması
Fon tüzel kişilik sahibi olmamakla beraber fonun mal varlığı kurucudan ayrıdır. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca, fon malvarlığı rehnedilemez, teminat gösterilemez ve üçüncü kişiler tarafından haczedilemez. Yani, fon malvarlığının korunması kanun ile güvence altına alınmıştır.
Yatırım fonları, A tipi ve B tipi olmak üzere iki tipte kurulabilir. A tipi yatırım fonlarının portföylerinin en az aylık ortalama bazda, % 25'i Türk şirketlerinin hisse senetlerinden oluşurken, B tipi portföylerde böyle bir sınırlama yoktur. Fonların A veya B tipi olması konusunda önemli olan nokta, A tipi fonlara vergi avantajı sağlanmasıdır.
A ve B tipi olarak vergisel anlamda yapılan tip sınıflamasına ilave olarak, bir de tür kavramı geliştirilmiştir. Bu uygulamanın amacı ise, farklı portföy yapılarına sahip fonlar oluşturulmak yolu ile farklı yatırımcı tercihlerine hitap edebilmektir.
Portföye alınacak menkul kıymetler göz önünde bulundurularak, 11 ayrı yatırım fonu türü tanımlanmıştır. Bunlar; Tahvil ve Bono Fonu, Hisse Senedi Fonu, Sektör Fonu, İştirak Fonu, Grup Fonu, Yabancı Menkul Kıymetler Fonu, Altın ve Diğer Kıymetli Madenler Fonu, Değişken Fon, Karma Fon, Likit Fon ve Endeks Fondur.
Bu çerçevede fonun tipi vergileme açısından yatırımcıya bilgi verirken, türü portföyün ağırlıklı olarak hangi varlıklardan oluştuğunu göstermektedir.
Fonlar aşağıda belirtilen türlerde kurulabilir.
Fon portföyünün en az % 51'ini devamlı olarak,
Portföyünün tamamı,
Portföyünün en az %80'i devamlı olarak,
Asgari olarak altı ay vadeli kurulmak kaydıyla;
olarak adlandırılır.
Yukarıdaki sayılanlar dışında da, içtüzüklerde belirtilmek suretiyle, oluşturulacak portföy yönetim stratejilerine uygun fon türleri, Kurul'ca uygun görülmesi koşuluyla belirlenebilir.
Risk Düzeyi
Yatırım fonuna yatırım yaptığınızda bir risk aldığınızı unutmayın. Çünkü fon tarafından alınan menkul kıymetlerin değeri artabileceği gibi düşebileceği için yatırım yaptığınız ana paranın bir kısmını kaybedebilirsiniz. Ancak, her yatırım fonunun riski aynı düzeyde değildir. Yatırım fonlarını kendi içlerinde daha riskli ve daha az riskli olarak ayırmak mümkündür.
Bunun için kullanılabilecek bir ölçü portföydeki hisse senedi oranıdır. Portföydeki hisse senedi oranı arttıkça risk düzeyi de artmaktadır. Ancak, hisse senedine yatırım yapılmaması da fonun tamamen risksiz olduğu anlamına gelmemektedir. Ağırlıklı olarak borçlanma senetlerine yatırım yapan fonlar içerisinde ise uzun vadeli borçlanma senetlerine yatırım yapan fonlar kısa vadeli borçlanma senetlerine yatırım yapan fonlara göre daha fazla risk içermektedir ve faiz oranlarında artışlar yaşanan dönemlerde bu fonların dahi değer kaybetmesi mümkündür.
Diğer yandan genellikle potansiyel olarak yüksek getiri, yüksek kayıp yani yüksek risk demektir. Riskli fonların kaybettirme ihtimali daha yüksek olmakla beraber, piyasaların iyi gitmesi durumunda diğerlerine göre daha yüksek oranlarda kazandırmaları da mümkündür. Bu nedenle, farklı risk düzeyleri arasında tercih yaparken daha fazla kazanabilmek için kaybetme riskini ne kadar göze aldığınız önemlidir. Kendinizi bu çerçevede ölçüp yatırım yapacağınız fonu da buna göre seçmelisiniz.
Yatırımdan önce, ilgilendiğiniz fonun amacının ve riskinin sizinkine ne kadar uyup uymadığına karar vermek için bir yatırım danışmanına danışmanız veya yatırım dergilerini incelemeniz faydalı olacaktır.
Diğer yandan, bankalarda satılan fonları mevduat ile karıştırmamak gerekmektedir. Mevduatta garanti varken, banka fonlarında diğer yatırım fonlarında olduğu gibi garanti yoktur.
Geçmiş Performans
Genel olarak tüm menkul kıymet yatırımlarında özel olarak da yatırım fonlarına yapılan yatırımlarda, geçmiş dönemde o menkul kıymetin ya da yatırım fonunun elde ettiği getirinin gelecek dönemde de elde edileceği yönünde bir garantinin olmadığının tüm yatırımcılar tarafından bilinmesi gerekmektedir. Fonun geçmiş dönemdeki performansından bir fikir edinmekle beraber, bu performansın önümüzdeki dönemde tekrar yakalanmasının garanti olmadığını unutmamak gereklidir.
Gider Oranları
Fonun gider oranları getiri üzerinde olumsuz bir etki yapmaktadır. Bununla birlikte, gider oranı daha yüksek olan bir fon daha kötü bir getiri elde edecek demek değildir. Çeşitli nedenlerle fonların gider oranları değişebilmektedir. Örneğin; bir fon, portföyü bir kere oluşturup daha sonra fazla alım satım yapmamayı tercih ederken, diğer bir fon daha sık alım satım yaparak günlük fiyat hareketlerinden kazanç sağlamayı hedefleyebilir. Doğal olarak ikinci fon daha fazla alım satım komisyonu ödeyecek ve gider oranı daha yüksek olacaktır. Ancak belki de bu alım satımlarla elde ettiği kazançlar bu giderleri fazlasıyla karşılayacak ve bu fon daha yüksek bir getiriye ulaşacaktır. Yine de yatırım yapmadan önce fonların gider oranları hakkında bilgi edinilmesi faydalı olacaktır.
Öğrenilmesi Gerekenler
Yatırım fonu katılma belgesine yatırım yapmayı planlayan tasarruf sahiplerinin aşağıda sayılan konularda yeterli bilgi edinmelidir.
Borsa yatırım fonları, baz aldıkları endekste bulunan hisse senetlerine aynı oranda yatırım yapan fonlardır. Takip ettikleri endekste bulunan tüm hisse senetlerine aynı anda yatırım yapma fırsatı sunarlar. Yani, borsa yatırım fonu alan yatırımcı endeksin içindeki tüm hisse senetlerine sahip olmuş olur.